Aynanın karşısındasınız. Videntis kliniğimizdeki o rahat koltuktan yeni kalkmışsınız, elinizde...
Aynanın karşısındasınız. Videntis kliniğimizdeki o rahat koltuktan yeni kalkmışsınız, elinizde ayna. Dudaklarınız aralanıyor ve yıllardır hayalini kurduğunuz o bembeyaz, inci gibi dizilmiş, doğal gülüşle göz göze geliyorsunuz. O an yaşanan mutluluk, özgüven patlaması paha biçilemez. Ama tam klinikten çıkıp Bostanlı sahiline doğru yürürken, içinize o meşhur, kemirgen kurt düşüveriyor: "Peki ne kadar kalacak benimle bu güzellik? Zirkonyum kaplamalar kaç sene dayanır? Ya kırılırsa, ya altından çürürse?"
Haklısınız. Çok haklısınız hem de. Çünkü diş estetiği, sadece maddi bir yatırım değil, aynı zamanda ciddi bir duygusal yatırımdır. İnsan, o aynadaki kusursuz yansımanın "geçici bir heves" olmasını istemez. Kalıcı olsun, evladiyelik olsun ister. Bize de İzmir’de en çok sorulan sorulardan biridir bu. "Hocam paraya kıyıp zirkonyum yaptırıyoruz ama 5 sene sonra başa mı döneceğiz?" der hastalarımız, o endişeli gözlerle bakarak.
Saklamaya gerek yok gerçekleri. Bugün Videntis Blog’da tüm şeffaflığıyla, ezber bozan bir dille "Zirkonyumun Ömrü" meselesini masaya yatırıyoruz. Bu yazının sonunda, o çok güvendiğiniz zirkonyum dişlerinizin aslında nelere dayanamadığını, klinikteki o milimetrik hataların gülüşünüzü nasıl yıllarından ettiğini ve bir kaplamayı nasıl "ömürlük" yapabileceğinizi öğreneceksiniz.
Kahveniz hazırsa, diş hekimliğinin mutfağına giriyoruz.
Önce herkesin duymak istediği o rakamı verelim, sonra işin "ama" kısmına geçelim. Dünya çapında yapılan klinik araştırmalara ve bizim Videntis’teki yıllara yayılan vaka takiplerimize göre; iyi yapılmış, kaliteli bir zirkonyum kaplamanın ortalama ömrü 10 ile 15 yıl arasındadır. Ancak durun, hemen hesap makinesini elinize almayın.
Çünkü bu "ortalama" bir rakam. Kliniğimize gelip, 20 yıl önce yaptırdığı zirkonyumla hala fındık kıran (ki bunu asla önermiyoruz) ve dişlerinde tık olmayan hastalarımız da var; başka yerlerde yaptırıp daha 3. senesinde kaplaması elinde kalan, diş eti kanamasından duramayan hastalar da var. Peki aradaki bu uçurumun sebebi ne? Malzeme mi kötüydü, hasta mı bakmadı, doktor mu hata yaptı? İşin sırrı, bu üç sacayağının kusursuz uyumunda gizli.
Eskiden, o içi gri metal olan porselen kaplamalar vardı bilirsiniz. Onların ömrü genelde 5-7 yıl civarında tıkanırdı. Çünkü altındaki metal zamanla paslanır (korozyon), diş etiyle tepkimeye girer ve diş etini morartarak aşağı doğru çekerdi. Diş eti çekilince, kaplamanın kenarı açığa çıkar, oradan sızan bakteriler dişi içten içe çürütürdü.
Zirkonyum ise diş hekimliğinde adeta bir "Terminatör"dür. Neden mi?
Doku Dostudur (Biyouyumlu): Vücut onu asla reddetmez. Zirkonyum, diş etiyle adeta aşk yaşar. Diş eti zirkonyuma sıkıca sarılır, ondan kaçmaz (çekilmez). Bu sayede kaplamanın altındaki ana dişiniz, bakterilere karşı kale gibi korunur.
Kırılmaz (Neredeyse): Özellikle yeni nesil "Monolitik Zirkonyumlar", tek parça bir bloktan kazınarak üretilir. Üzerinde atma, dökülme yapacak ekstra bir porselen tabakası yoktur. Çiğneme kuvvetlerine karşı çelik kadar dirençlidir.
Korozyona Uğramaz: Ağzınızdaki asitli yiyecekler, tükürük, içtiğiniz o sıcak çaylar... Hiçbiri zirkonyumun yapısını bozamaz. Paslanmaz, renk değiştirmez. İlk günkü o beyazlığını ve parlaklığını 15 yıl sonra bile korur.
Malzeme bu kadar mükemmelken, peki neden bazı kaplamalar erken iflas ediyor? Çünkü zirkonyum çürümez evet, ama altındaki kendi dişiniz çürür! İşte hastaların en büyük yanılgısı budur: "Nasılsa kaplama yaptırdım, artık fırçalamasam da olur, porselen çürüyecek değil ya!"
Yok öyle bir dünya. Eğer siz o kaplamanın kenarlarında bakteri plağı birikmesine izin verirseniz, o bakteriler minicik bir boşluk bulup kaplamanın altına sızar. Siz dışarıdan bembeyaz bir diş görürsünüz ama içeride ana dişiniz un ufak oluyordur. Ağrı hissettiğinizde ise iş işten geçmiş olur.
Gelelim ömrü kısaltan diğer faktörlere:
Diş Sıkma (Bruksizm): Gece uyurken dişlerinizi farkında olmadan, tonlarca ağırlıkla sıkıyorsanız... Zirkonyum bile olsa o sürekli sürtünme ve basınca bir yere kadar dayanır. Mikro çatlaklar başlar.
Travmalar: Zirkonyum fındık, ceviz kırmak için veya bira şişesi kapağı açmak için tasarlanmamıştır. Kendi doğal dişinizin kırılacağı her senaryoda, zirkonyum da kırılır.
Diş Eti Hastalıkları: Fırçalamamaya bağlı olarak diş etiniz iltihaplanır ve kemik erimesi başlarsa, zirkonyum havada kalır. Diş sallanır ve kaplamayla birlikte çekilmek zorunda kalır.
Buraya kadar hastanın sorumluluklarından bahsettik. Ama işin bir de "Klinik" boyutu var ki, asıl belirleyici olan odur. Mavişehir ve Bostanlı hattında bizi tercih eden hastalarımızın en büyük güvencesi, Videntis'in o tavizsiz kalite standartlarıdır.
Bir zirkonyum kaplamanın ömrünü belirleyen en kritik aşama, **"Kole Uyumu"**dur. Yani kaplamanın, diş etinin bittiği noktaya sıfıra sıfır, mikronluk bir hassasiyetle oturması gerekir. Eğer arada saç teli kadar bile boşluk kalırsa, orası bir bakteri yuvası olur. Kaplama kalın olursa diş etine baskı yapar, kanatır. İşte bu yüzden biz Videntis'te, o eski moda "hamurla" alınan, hastanın midesini bulandıran ölçü yöntemlerini rafa kaldırdık.
Dijital Diş Hekimliği (CAD/CAM) kullanıyoruz. Ağzınızın içini 3 boyutlu tarayıcılarla tarıyoruz. Hata payını "sıfıra" indiriyoruz. Tasarımlarımız bilgisayar ortamında milimetrik olarak yapılıyor ve el değmeden kazınıyor. Ağzınıza taktığımızda o kaplama, sanki kendi doğal dişinizmiş gibi yuvaya "cuk" diye oturuyor. Doğru kesim, doğru ölçü, kusursuz yapıştırma (simantasyon) işlemi bir araya geldiğinde... İşte o zaman o kaplama "ömürlük" statüsüne erişiyor. Baştan savma yapılan, ölçüsü kaymış bir işi dünyanın en iyi zirkonyum materyalinden de yapsanız, 2 seneye kalmaz elinizde patlar. İşin sırrı materyalde değil, o materyali işleyen ellerdedir.
Yatırımınızı yaptınız, Videntis'in o kusursuz kaplamalarıyla hayata yeniden gülümsüyorsunuz. Peki şimdi top sizde. O gülüşü nasıl koruyacaksınız?
Diş İpi ve Arayüz Fırçası Şart: Sadece ön yüzeyi fırçalamak yetmez. O zirkonyumların arasına giren gıda artıkları oradan çıkmak zorundadır. Günlük diş ipi rutini, o kaplamaların sigortasıdır.
Ağız Duşu (Water Floss) Mucizesi: Özellikle çok sayıda kaplaması olan veya köprü yaptıran hastalarımıza kesinlikle ağız duşu öneriyoruz. Tazyikli su, fırçanın ulaşamadığı kaplama altlarını tertemiz yapar, diş etine masaj yaparak kan dolaşımını hızlandırır.
Gece Plağı Kullanımı: Eğer hekiminiz size "diş sıkıyorsunuz, yatarken bu şeffaf plağı takın" dediyse, onu çekmeceye atmayın. Gece plağı, zirkonyumlarınızın kurşungeçirmez yeleğidir. Tüm mekanik stresi o emer.
6 Aylık Videntis Ziyaretleri: "Ağrım sızım yok ki neden gideyim?" demeyin. Düzenli kontrollerde, sizin fark edemediğiniz mikroskobik bir sızıntıyı veya diş eti başlangıcını anında tespit ederiz. Küçük bir polisajla, derin temizlikle olası bir felaketi daha başlamadan önleriz.
Zirkonyum kaplamalar; doğru elde yapıldığında ve doğru bakıldığında, modern diş hekimliğinin size sunduğu en dayanıklı, en estetik, en güvenilir mucizelerden biridir. Onlara bir "ürün" gibi değil, vücudunuzun yeni bir "organı" gibi yaklaşmalısınız.
"İzmir'de zirkonyum yaptırmak istiyorum ama güvenemiyorum, ya kısa sürede sorun yaşarsam?" diyorsanız, o endişelerinizi İzmir körfezi sularına bırakın. Videntis Diş Kliniği olarak, sadece o anlık güzel gülüşü değil, yıllar boyu sürecek sağlığı tasarlıyoruz.
Bostanlı'nın o güzel atmosferinde, kliniğimize bir kahve içmeye gelin. Ağız içi kamerayla dişlerinize bakalım, dijital taramanızı yapalım ve size "sadece size özel" olan o ömürlük gülüşün reçetesini birlikte çıkaralım. Çünkü biliyoruz ki; kendine güvenen bir gülüş, yıllara meydan okuyan en güzel aksesuardır.
Randevunuzu ertelemeyin, yarına daha güzel gülümseyin!
Yalı Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı. No: 95/C Karşıyaka İZMİR
info@videntis.com.tr
+90 232 337 11 00
+90 505 337 11 00