Korkuyorsunuz, biliyoruz. Hatta belki de bu yazıyı okurken bile, aklınıza o "vidalama"...
Korkuyorsunuz, biliyoruz. Hatta belki de bu yazıyı okurken bile, aklınıza o "vidalama" işlemi geldiği için dişleriniz kamaşıyor, kalbiniz biraz daha hızlı atmaya başlıyor. Yalnız değilsiniz. İnanın bize, İzmir’in o güzel semti Bostanlı’da, Videntis Diş Kliniği’nin kapısından içeri giren her 10 hastadan 8’i, sizinle aynı endişeleri taşıyor.
Toplumda yayılan o korku hikayeleri yok mu... "Arkadaşımın implantını yaparken bayılmış", "Çenesine vidayı çakarken her şeyi hissetmiş" gibi kulaktan dolma, çoğu abartılı ve maalesef bilimden uzak efsaneler, ihtiyacınız olan tedaviyi ertelemenize neden oluyor. Oysa eksik dişle yaşamak, çiğneyememek, gülememek; o işlemden korkmaktan çok daha zor değil mi?
Bugün, o korkulu rüyayı sonlandırmak için buradayız. Videntis ailesi olarak, steril önlüklerimizi çıkardık, sizinle karşılıklı bir kahve içiyormuşuz gibi samimi olacağız. İmplant tedavisinde anesteziyi, canınızın yanıp yanmayacağını ve modern tıbbın sunduğu "rüya gibi" çözümleri (Sedasyonu) konuşacağız.
Önce en büyük korkuyla yüzleşelim: Çene kemiğine işlem yapılması. Kulağa korkunç geliyor, kabul ediyoruz. Bir matkap, bir vida ve sizin kemiğiniz. Ancak biyoloji bize burada harika bir sürpriz yapıyor.
Gelin size az bilinen bir tıbbi gerçekten bahsedelim: Kemik dokusunun içinde, ağrı algılayan sinir uçları yoktur. Şaşırdınız değil mi? Ağrıyı hisseden yer, kemiğin üzerini örten diş eti ve "periost" dediğimiz kemik zarıdır. Biz implant yaparken, zaten bu dokuları (diş eti ve zarı) mükemmel bir şekilde uyuşturuyoruz. Bu engel aşıldıktan sonra, implantın kemiğin içine yerleştirilmesi aşamasında, vücudunuz "ağrı" sinyali üretemez. Çünkü orada sinir yok!
Yani, o korku filmlerindeki gibi bir acı hissetmeniz, biyolojik olarak imkansızdır. Hissedeceğiniz tek şey, hekimin çalıştığını belli eden hafif titreşimler ve küçük dokunuşlardır.
"Tamam hocam kemik acımaz dediniz ama o iğne yok mu o iğne..." dediğinizi duyar gibiyiz. Evet, anestezi yapılırken kullanılan iğne, birçok hastamızın (özellikle iğne fobisi olanların) en büyük kabusu. Ancak Videntis’te biz bu aşamayı da "pamuk gibi" geçiyoruz. Nasıl mı?
Önce Jel: İğneyi batırmadan önce, diş etinizi meyve aromalı, güçlü bir topikal anestezik jel veya sprey ile uyuşturuyoruz. Bu, diş etinin yüzeyini hissizleştirir.
Sihirli Dokunuş: İğnelerimiz saç teli inceliğindedir. Jel sayesinde ilk girişi hissetmezsiniz bile.
Yavaş Enjeksiyon: Ağrıyı yapan aslında iğnenin girmesi değil, ilacın dokuya hızlı verilmesidir (basınç ağrısı). Hekimlerimiz, ilacı o kadar yavaş ve kontrollü verir ki, dokularınız ilacı yavaşça emer, yanma veya basınç olmaz.
Sonuç? Bölge tamamen hissizleşir. Dudaklarınız, diliniz, yanağınız... O bölgede değil implant yapmak, davul çalsak hissetmezsiniz.
Şimdi, "Hocam uyuşsa bile ben o sesleri duymak istemiyorum, kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor, o stresi kaldıramam" diyenler için müjdemizi verelim. Teknoloji sadece telefonlarda gelişmedi; diş hekimliğinde de devrim yarattı. Ve bu devrimin adı: Sedasyon.
Bostanlı Videntis Diş Kliniği olarak, ileri düzey dişçi korkusu (Dental Fobi) olan, öğürme refleksi bulunan veya uzun sürecek çoklu implant operasyonlarına girecek hastalarımız için "Bilinçli Sedasyon" seçeneği sunuyoruz.
Nedir Bu Sedasyon? Genel Anestezi (Narkoz) midir? Hayır, değildir. Genel anestezide tamamen uyursunuz, makineye bağlanırsınız ve hiçbir şey hatırlamazsınız. Sedasyon ise çok daha konforlu ve güvenlidir. Damar yolundan verilen özel ilaçlarla, sizi "derin bir uyku ile uyanıklık arasındaki" o tatlı noktaya getiririz.
Bilinciniz Açıktır: Hekim "Ağzını aç" dediğinde açarsınız, komutlara uyarsınız.
Korku ve Endişe Sıfırlanır: Dünya yansa umurunuzda olmaz. Öyle bir rahatlama, öyle bir huzur hali gelir ki... Hastalarımız buna "çakırkeyif olmak" diyor.
Zaman Algısı Kaybolur: 2 saatlik bir operasyon size 10 dakika gibi gelir.
Ve En Güzeli (Amnezi): İşlem bittiğinde, ilacın etkisiyle operasyona dair hiçbir şey hatırlamazsınız. Ne o sesleri, ne görüntüleri... Sanki gözünüzü kapattınız ve bitti.
Bir rüya gibi değil mi? Videntis’te bu bir lüks değil, korkan hastalarımız için standart bir konfordur.
Lokal anestezi altında işlem yapılırken hastalarımızın bazen "Hocam hissediyorum" dediği anlar olur. Hekim durur, kontrol eder ve görür ki aslında hasta ağrı hissetmiyordur. Hissettiği şey **"Baskı"**dır.
Bunu şöyle anlatalım: Gözünüzü kapatın ve omzunuza birinin parmağıyla bastırdığını hayal edin. Dokunduğunu hissedersiniz, ittiğini hissedersiniz ama canınız yanmaz. İşte implant yapılırken de çenenizde bir baskı, bir itme gücü hissedersiniz. Çünkü sinirleri uyuşturarak ağrıyı keseriz ama "dokunma duyusunu" tamamen yok edemeyiz (bunun için genel anestezi gerekir). Bu baskı hissini ağrı ile karıştırmamak, koltuktaki konforunuz için çok önemlidir. Zaten Videntis hekimleri işlem boyunca sizinle konuşarak, "Şu an baskı hissetmen normal" diyerek sizi yönlendirir.
İmplant yaptırmaktan korkanların ikinci büyük endişesi de şudur: "Tamam işlemde hissetmedim, peki ya eve gidince? Uyuşukluk geçince duvarları tırmalar mıyım?"
Cevabımız yine sizi şaşırtacak: Hayır. Hatta çoğu hastamız, implant operasyonundan sonraki ağrının, basit bir diş çekiminden sonraki ağrıdan çok daha az olduğunu söyler.
Neden mi? Çünkü implant steril, temiz ve kontrollü bir cerrahidir. Diş çekiminde olduğu gibi diş etinde bir yara, bir yırtılma oluşmaz. Lazerle veya bistüriyle milimetrik bir kesi atılır, implant konur ve dikiş atılır. Yara dudakları birbirine yapışıktır. Bostanlı Videntis kliniğinden çıkarken size reçete ettiğimiz ağrı kesiciyi (genellikle basit bir ağrı kesici yeterlidir), uyuşukluk geçmeden hemen önce alırsanız, süreci hissetmezsiniz bile. Ertesi gün işine giden, akşamına Bostanlı sahilinde yürüyüşe çıkan hastalarımızın sayısı ?’ın üzerindedir.
İzmir’de implant yapan yüzlerce yer var. Peki neden Videntis? Çünkü biz, koltuğa oturan kişinin sadece bir "çene kemiği" olmadığının farkındayız. O koltukta oturan kişinin korkuları, endişeleri, geçmiş travmaları var.
Acelemiz Yok: Biz "sürümden kazanan" bir klinik değiliz. Butik çalışırız. Sizin uyuşmanızı, sakinleşmenizi, nabzınızın normale dönmesini bekleriz. Sırada hasta var diye sizi strese sokmayız.
Şeffaf İletişim: İşlem sırasında ne yapacağımızı adım adım anlatırız (Tabii duymak isterseniz). Bilinmezlik korku yaratır, bilgi ise güven.
Empati: Elinizi tutan asistanımızdan, size su ikram eden personelimize kadar herkes "dişçi korkusu"nun ne demek olduğunu bilir ve ona göre davranır.
Korkmakta haklısınız, bu çok insani. Ama korkunuza teslim olmak zorunda değilsiniz. Bir düşünün... O eksik diş yüzünden dilediğiniz gibi gülemediğiniz anları. Sevdiğiniz o sert eti veya eriği ısıramadığınız günleri. Bu konforsuzluk, o koltukta geçireceğiniz (ve hissetmeyeceğiniz) 15 dakikadan daha mı az korkutucu?
İmplant tedavisi, sadece ağzınıza bir vida takılması değildir. Gençleşmenizdir, özgüveninizi geri kazanmanızdır, sağlığınıza kavuşmanızdır.
Gelin, Videntis’te bir ön görüşme yapalım. Sadece tanışalım. Röntgeninizi çekelim, size süreci anlatalım. O gün işlem yaptırmak zorunda değilsiniz. Sadece gelin ve o atmosferi, o güveni hissedin. Göreceksiniz ki, korkularınız o kapıdan içeri girdiğinizde azalmaya başlayacak.
Ağrısız, sızısız ve sedasyon konforuyla hayalinizdeki gülüşe kavuşmak bir telefon uzağınızda. Bostanlı Videntis’e bekliyoruz.
Yazar Notu: Bu içerik, Videntis Diş Kliniği hastalarını bilgilendirme ve dental fobiyle başa çıkma konusunda rehberlik etme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tavsiyeler genel niteliktedir, kişiye özel tedavi planı için hekim muayenesi şarttır.
Yalı Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı. No: 95/C Karşıyaka İZMİR
info@videntis.com.tr
+90 232 337 11 00
+90 505 337 11 00