Sabah uyanıyorsunuz, Bostanlı?nın o güzel deniz havasını içinize çekmeden önce...
Sabah uyanıyorsunuz, Bostanlı’nın o güzel deniz havasını içinize çekmeden önce aynaya bakıyorsunuz. Belki hızlıca bir kahvaltı, belki bir fincan kahve... Ve sonra o rutin başlıyor: Diş fırçalama. Çocukluğumuzdan beri bize öğretilen, bazen otomatik pilotta yaptığımız, bazen de yorgunluktan "yarın sabah yaparım" diyerek es geçtiğimiz o 2 dakikalık eylem. Peki, hiç düşündünüz mü; bu rutini gerçekten doğru mu yapıyorsunuz? Yoksa yıllardır dişlerinizi temizlemek yerine onlara zarar mı veriyorsunuz?
İzmir Bostanlı’da, Videntis Diş Kliniği olarak hastalarımızı koltuğumuzda ağırladığımızda en sık karşılaştığımız manzara ne biliyor musunuz? Çürüklerden ziyade, "yanlış fırçalamaya bağlı" diş eti çekilmeleri ve mine aşınmaları. Evet, yanlış duymadınız. Bazen kaş yapayım derken göz çıkarabiliyor insan.
Bu yazıda, bir diş hekimi koltuğunda sohbet ediyormuşçasına, diş fırçalama hakkındaki şehir efsanelerini yıkacağız. Günde kaç kere fırçalamalı, o fırça nasıl tutulmalı ve macunu ıslatmalı mı ıslatmamalı mı? Gelin, ağız sağlığınızın bu en temel taşına Videntis vizyonuyla yeniden bakalım.
Toplumda genel bir kanı vardır; "Ne kadar çok fırçalarsam o kadar iyi." Hatta bazı titiz hastalarımız her yemekten sonra, günde 4-5 kez diş fırçaladığını gururla anlatır. Ancak biz hekimler, bu duruma her zaman şüpheyle yaklaşırız. Çünkü fazlası, her zaman iyisi demek değildir.
İdeal olan, günde 2 defadır. Evet, sadece iki.
Ancak bu "iki"nin zamanlaması hayati önem taşır. Biri sabah kahvaltısından sonra, diğeri ise (ve en önemlisi) gece yatmadan hemen önce.
Bazen olur ya, günün yorgunluğu çöker, televizyon karşısında uyuya kalırsınız. "Aman sabah fırçalarım, ne olacak sanki" dersiniz. İşte o an, dişleriniz için bir felaket senaryosu başlar.
Neden mi? Çünkü biz uyurken vücudumuz kendini rölantiye alır. Tükürük akışı azalır. Tükürük, ağzımızın doğal savunma mekanizmasıdır; dişleri yıkar, asidi nötralize eder. Gece tükürük azaldığında, ağız içindeki bakteriler bayram eder. Eğer dişlerinizin üzerinde gün boyu yediğiniz yemeklerin artığı (plak) kalmışsa, o bakteriler sabaha kadar diş minenize asit saldırısı düzenler.
Yani, sabah fırçalamayı unutsanız (bunu önermiyoruz tabii ki) dünya yıkılmaz ama gece fırçalamadan uyumak, diş çürüklerine davetiye çıkarmaktır. İzmir’de, kliniğimize gelen çürük vakalarının büyük çoğunluğunun sebebi, ihmal edilen o gece fırçalamalarıdır.
Eğer imkanınız varsa, öğle yemeğinden sonra fırçalamak harikadır. Ancak günümüz iş temposunda bu her zaman mümkün olmayabilir. Eğer fırçalayamıyorsanız, ağzınızı bol suyla çalkalamak veya şekersiz bir sakız çiğnemek de tükürük akışını artırarak geçici bir temizlik sağlar. Ama "günde 3 kere fırçalıyorum" deyip, bunu çok sert yapıyorsanız, diş minenizi yorma riskiniz de var. Denge, her şeydir.
Bostanlı'da güzel bir akşam yemeği yediniz, belki üzerine asitli bir içecek veya bol limonlu bir salata tükettiniz. "Hemen gidip dişlerimi fırçalayayım da çürümesin" dediniz. Durun! Yapmayın.
Asitli gıdalar (portakal suyu, kola, turşu, şarap vb.) diş minesini geçici olarak yumuşatır. Mine, o an savunmasızdır. Eğer siz asit atağına uğramış bu yumuşak mineyi hemen sert bir fırçayla fırçalamaya başlarsanız, dişin en değerli tabakasını kelimenin tam anlamıyla kazımış olursunuz. Buna "erozyon" diyoruz.
Videntis Tavsiyesi: Yemekten sonra en az 30 dakika bekleyin. Bırakın tükürüğünüz diş minesini tekrar sertleştirsin (re-mineralizasyon). Sonra fırçalayın.
Markete girdiğinizde reyonlarda yüzlerce çeşit fırça görüyorsunuz. Sert, orta, yumuşak, ekstra yumuşak... Birçoğumuz "Sert fırça daha iyi temizler, halıyı fırçalar gibi kirleri söker atar" mantığıyla sert fırçalara yöneliyor. Bu, diş hekimliğinde gördüğümüz en büyük yanlışlardan biridir.
Dişlerimiz halı değildir, mermer değildir. Canlı dokulardır. Biz Videntis Diş Kliniği olarak, hastalarımızın ?'ına yumuşak (soft) veya orta sertlikte (medium) fırçaları öneriyoruz. Sert fırçalar, diş etlerinizi travmatize eder, diş etinin çekilmesine ve dişin kök yüzeyinin açığa çıkmasına neden olur.
Bu soru da sıkça sorulur. Aslında el yeteneğiniz iyiyse, manuel fırçayla da mükemmel temizlik yapabilirsiniz. Ancak şarjlı (elektrikli) diş fırçaları, özellikle basınç sensörü olanlar, "fırçalama süresini" ve "basıncı" ayarlayamayanlar için harika bir teknolojidir. 2 dakikalık süreyi doldurmanızı sağlar ve çok bastırırsanız sizi uyarır.
Geldik işin en can alıcı noktasına. Günde iki kere fırçalıyorsunuz, en iyi macunu kullanıyorsunuz ama yine de diş taşlarınız oluşuyor ve diş etleriniz kanıyor mu? O zaman teknikle ilgili bir sorunumuz var demektir.
Çoğu insan fırçayı eline alır, dişlerine yaslar ve keman çalar gibi yatay hareketlerle (ileri-geri) sertçe fırçalar. Bu yöntem dişlerin sadece en bombeli kısımlarını temizler ama asıl düşman olan bakterilerin saklandığı "diş eti oluğunu" temizlemez. Üstelik dişlerin boyun bölgesini aşındırarak "kama defektleri" dediğimiz oyuklara yol açar.
Peki, doğrusu nedir? Biz buna "Modifiye Bass Tekniği" diyoruz. Biraz teknik duyulabilir ama uygulaması basittir:
Açı Verin: Fırçayı dişinize dik değil, 45 derecelik bir açıyla yaklaştırın. Fırçanın kılları diş ile diş etinin birleştiği o hassas çizgiye bakmalı.
Masaj Yapın: Fırçayı diş etinden dişe doğru değil, olduğu yerde küçük titreşimlerle, yuvarlaklar çizerek hareket ettirin. Kılların uçlarının diş eti cebine hafifçe girdiğini hissetmelisiniz. Amaç oradaki plağı "süpürmek".
Süpürme Hareketi: O küçük titreşimlerden sonra, fırçayı diş etinden dişin ucuna doğru (pembe dokudan beyaza doğru) süpürün. Yani üst çenede aşağıya, alt çenede yukarıya doğru.
Sıra Atlamayın: Bu işlemi her diş bölgesi için (2-3 dişlik gruplar halinde) tekrarlayın. Ön yüzeyler bittiğinde, dişlerin dil ve damak tarafına bakan iç yüzeylerini de aynı açıyla temizleyin.
Çiğneme Yüzeyleri: Azı dişlerinin üzerindeki girintili çıkıntılı çiğneme yüzeylerini ileri-geri hareketlerle fırçalayabilirsiniz.
Bu işlemin toplamda en az 2 dakika sürmesi gerekir. İnanın bana, saat tutmazsanız 30 saniyede bitirirsiniz. Telefonunuzun kronometresini açın veya sevdiğiniz bir şarkıyı mırıldanın; o şarkı bitene kadar fırçalamayı bırakmayın.
Kimimiz fırçaya macunu sıkar, sonra suyun altına tutar, köpürsün diye bekler. Kimimiz kuru fırçayla başlar. Bilimsel olarak doğrusu şudur: Fırçayı ıslatmamak.
Diş macunlarının içinde temizleyici partiküller ve florür bulunur. Fırçayı ıslattığınızda macun çok çabuk köpürür. Bu, size "dişlerim hemen temizlendi" hissi verir ve fırçalama süresini kısa tutmanıza neden olur. Ayrıca su, macunun içindeki etken maddelerin yoğunluğunu seyrelterek etkisini azaltır. Fırçanızı kuru kullanın, macunu nohut tanesi kadar sıkın (reklamlardaki gibi boydan boya değil) ve fırçalamaya başlayın. Tükürüğünüzle zaten yeterince köpürecektir.
Yazımızın başında "günde kaç kere" diye sormuştuk ama sadece fırçalamak yetmez. Diş fırçası, dişlerin önünü, arkasını ve üstünü temizler. Peki ya iki dişin arası? Oraya fırça kılı girmez. Çürüklerin p'i işte bu ara yüzlerden başlar.
Bu yüzden, günde en az bir kere (tercihen akşamları) diş ipi veya arayüz fırçası kullanmak, fırçalamanın ayrılmaz bir parçasıdır. Diş ipi kullanmıyorsanız, dişlerinizin yüzeyinin 5'ini hiç temizlemiyorsunuz demektir.
Ve son dokunuş: Dil temizliği. Ağız kokusunun (halitosis) büyük bir kaynağı, dil sırtındaki pütürlü yapıda biriken bakterilerdir. Fırçalama bittikten sonra dilinizi de arkadan öne doğru nazikçe fırçalamayı veya dil kazıyıcı kullanmayı ihmal etmeyin.
İzmir Bostanlı’nın kalbinde yer alan Videntis Diş Kliniği olarak amacımız, sadece dişi tedavi etmek değil, koruyucu hekimlik anlayışıyla dişlerinizin bozulmasını önlemektir. Doğru diş fırçalama alışkanlığı, bu korumanın ilk adımıdır.
Bazen hastalarımız bize gelir, "Hocam ben çok iyi fırçalıyorum ama yine de sorun yaşıyorum" derler. Birlikte aynanın karşısına geçeriz, ellerine fırçayı veririz ve "Bana nasıl fırçaladığınızı gösterin" deriz. Genelde o küçük teknik hatalar orada ortaya çıkar. Biz de Videntis ailesi olarak o küçük dokunuşlarla hastamızın rutinini düzeltiriz.
Eğer diş fırçalarken diş etleriniz kanıyorsa, dişlerinizde hassasiyet varsa veya ağız kokusu şikayetiniz geçmiyorsa, sadece fırçalamak yetmiyor olabilir. Profesyonel bir bakış açısı, bir diş taşı temizliği veya size özel bir ağız bakım eğitimi gerekebilir.
Unutmayın, dişleriniz sizin en değerli mücevherlerinizdir ve onları korumak sandığınızdan çok daha kolaydır. Sadece doğru bilgi, doğru teknik ve biraz istikrar yeterli.
Sağlıklı, bembeyaz ve özgüvenli gülüşler için kapımız her zaman size açık. Bostanlı’da bir kahve molası verir gibi, diş sağlığınız için de bir mola verin.
Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel diş problemleriniz ve kesin tanı için Videntis Diş Kliniği’ndeki uzman hekimlerimize muayene olmanız önerilir.
Yalı Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı. No: 95/C Karşıyaka İZMİR
info@videntis.com.tr
+90 232 337 11 00
+90 505 337 11 00